Bahar aylarının vazgeçilmezi olan zeytinyağlı enginar, sofralarımıza sağlık ve lezzet katar. Ancak bu şifa deposu sebzeyi hazırlarken hemen herkesin karşılaştığı ortak bir kabus vardır: Kararmak! Ne kadar limon sıkarsanız sıkın, o enginarlar tencereye girdiğinde veya beklediğinde o iştah açıcı beyazlığını kaybeder.
Ezber Bozan O Yöntem: Tencereye Süt Eklemek!
- Kebap şişlerine önceden sürülen yarım kuru soğan etin dökülmesini anında durduruyor.
- Krep hamurunu pişirmeden önce buzdolabında dinlendirmek yırtılmaları tamamen önlüyor.
- Hazır yufka sosuna katılan iki kaşık nişasta fırında el açması çıtırlığı yaratıyor.
- Kıyma harcına suyu sıkılmadan eklenen rendelenmiş kuru soğan köfteleri anında acılaştırıyor.
- Kemik suyu kaynatırken tencereye eklenen elma sirkesi iliklerdeki kolajeni anında çözüyor.
Neden Limon Değil de Süt?
Peki bu mucize nasıl gerçekleşiyor? Sır, sütün kimyasında saklı. Sütte bulunan laktik asit, enginarın yüzeyindeki gözenekleri limonun içindeki sitrik asitten çok daha iyi bir şekilde, mikroskobik bir zırh gibi kaplar. Bu kusursuz kaplama, oksijenle teması anında keserek oksitlenmeyi durdurur ve kararmayı kalıcı olarak engeller. Sonuç mu? Piştikten ve dolapta bekledikten sonra bile ilk anki gibi bembeyaz, pürüzsüz ve iştah açıcı zeytinyağlı enginar tabakları.
Nasıl Uygulanır?
Uygulaması ise son derece basit: Enginarlarınızı her zamanki gibi hazırlayıp tencereye dizin. Pişirme suyunu hazırlarken içine sadece yarım bardak süt ilave edin. Zeytinyağı, tuz ve isteğe bağlı garnitürlerle birlikte kapağını kapatıp pişmeye bırakın. Süt, yemeğinize kesinlikle baskın bir tat vermez. Aksine, enginarın dokusunu yumuşatarak lokum gibi olmasını sağlar ve asıl işlevi olan o kusursuz beyazlığı garantiler. Bir dahaki sefere enginar pişirirken bu yöntemi mutlaka deneyin, porselen gibi bembeyaz enginarlara hayran kalacaksınız!